11 7 / 2014

hasretinden bir şeyler eskitmedim. zaten artık eskitmiyoruz da çöpe filan atıyoruz. gidip eskiciden alıyoruz pardon antikacı, öyle daha güzel hani “vintage” falan…

vücutlardan da çabuk vazgeçiyoruz, atıyoruz bir kenara e kalbim baskasina tutuldu onu da kimbilirlerin kim eskitti. atarız çöpe üç vakte kadar. atarız da kalbin eskisi hiççekilmiyor. tozu silkinmez, hep katran.

sarmaşık bağlamaz nedense, bir yaprak koparma anısına. illa katran olacak. ağzına bir parmak katran çalacak.

seviyor, sevmiyor.

sarmaşık olsa iyiydi. yaprakları papatya misali. çünkü eskidi, eskidik, eksildik.

hasret vücudaydi, toprağa karışsa katran, bir asır sonra iyi para eder, katran. eskitemedim ki atayım vücudunun hasretini, kalbini saran sarmaşık misali, tutmayacak hiç katran.

09 7 / 2014

Vurduğu kırdık, kırdığı kudurduk!

09 7 / 2014

Blood Diamonds & Grimes

Blood Diamonds & Grimes

09 7 / 2014

09 7 / 2014

09 7 / 2014

kenarından kesmişti sayfanın belki bir kapı aralığını doldurur diye. uykusunu kaçıran o aralığı kovardı. aralık hiç bitmezdi oysa ki. ay olur gelirdi. dolunay. dolu dolu.

vurdu kapısını.

karıncanın üstüne düştü bir sayfanın kenarından kesilen o parça. bir albümün sondan ikinci parçası olmaya aday. ama bu adaylığının seçilme garantisi bir talih kuşu pisliği kadar.

sahi o parça karıncanın üstüne nasıl düşmüştü, bu ihtimale kaç puan?

içeri adımını atmıştı.

yo tabii uygunsuz bir zaman değildi, hem neden olsundu ki! saatlerini onun içeri girme anını hayâl ederek geçirmiyor muydu?

ne arıyorsun burada?

karınca ezilmişti bir sayfanın kenarından kesilmiş kağıt parçası altında.

09 7 / 2014

08 7 / 2014

08 7 / 2014

08 7 / 2014